Astronotlar kendi röntgenlerini çekti

Img

İnsanlığın 1961’de Yuri Gagarin’in gerçekleştirdiği ilk uzay uçuşuyla başlayan yolculuğu yeni bir dönüm noktasına ulaştı. Astronotlar, yörüngede ilk kez insan vücudunun tanı kalitesindeki röntgen görüntülerini elde etmeyi başardı.

Uzay tıbbının geleceği açısından büyük önem taşıyan çalışmanın sonuçları bilimsel dergi Radiology’de yayımlandı.

Araştırmada görev alan Mayo Clinic Havacılık ve Uzay Tıbbı Uzmanı Sheyna Gifford, deneyin daha önce imkânsız kabul edilen bir uygulamayı mümkün hale getirdiğini ve gelecekteki uzay görevlerini değiştirebileceğini söyledi.

Haberlerimizi Google’da Takip Edin

En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.

Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

UZAYDA 40 YILDIR ULTRASON KULLANILIYORDU

Ultrason, 40 yılı aşkın süredir yörüngedeki astronotların kullanabildiği en pratik tıbbi görüntüleme yöntemi olarak öne çıkıyor.

Bu teknoloji, insan vücuduna gönderilen yüksek frekanslı ses dalgalarının dokulardan nasıl yansıdığını inceleyerek görüntü oluşturuyor. Taşınabilir ve güvenli olması, ayrıca probun doğrudan vücuda bastırılabilmesi ultrasonu mikro yer çekimi koşullarında kullanışlı hale getiriyor.

Röntgen çekiminde ise X ışını kaynağının, hastanın ve görüntü algılayıcısının doğru biçimde hizalanması gerekiyor. Tüm parçaların çekim sırasında sabit tutulması da büyük önem taşıyor. Nesnelerin sürekli havada süzüldüğü mikro yer çekimi ortamı, bu işlemi uzun yıllar boyunca oldukça zor hale getirdi.

TAŞINABİLİR CİHAZLAR YOLU AÇTI

Son yıllarda X ışını cihazlarının küçülmesiyle birlikte uzayda röntgen çekilmesi yeniden gündeme geldi. Küçük, taşınabilir ve bataryayla çalışan sistemler, teknolojinin yörüngede kullanılabileceği fikrini güçlendirdi.

İlk önemli adım 2022’de atıldı. Araştırmacılar, kısa süreli mikro yer çekimi ortamı oluşturan parabolik bir uçuş sırasında dijital röntgen görüntüsü elde etmeyi başardı. Ancak sistemin saniyeler süren mikro yer çekimi yerine gerçek bir yörünge görevinde çalışıp çalışmayacağı henüz bilinmiyordu.

TARİHİ DENEY FRAM2 GÖREVİNDE YAPILDI

Yeni çalışma, SpaceX’in tamamen sivillerden oluşan Fram2 görevi sırasında gerçekleştirildi. Crew Dragon Resilience uzay aracıyla yapılan görev, yaklaşık 3,5 gün sürdü ve Dünya’nın kutupları üzerinden geçen bir yörüngede tamamlandı.

Mürettebat, yanında kablosuz ve son derece taşınabilir bir dijital X ışını sistemi götürdü. Dört saatlik eğitim alan ekip üyeleri, uçuş öncesinde ve yörüngede kendi vücutlarının röntgenlerini çekti.

Görüntülenen bölgeler arasında eller, ön kollar, göğüs, karın ve pelvis yer aldı. Deney kapsamında kontrol amacıyla kullanılan yapay bir nesne ile bir akıllı saatin de X ışını görüntüsü alındı.

Çekilen görüntüler Dünya’daki radyologlar tarafından birbirinden bağımsız olarak incelendi. Değerlendirmeler, yörüngede elde edilen görüntülerin tıbbi teşhiste kullanılabilecek kaliteye ulaştığını gösterdi.

EN BÜYÜK SORUN HASTAYI SABİT TUTMAK OLDU

Araştırmacıların karşılaştığı en önemli sorun görüntüyü oluşturmak değil; hastayı, X ışını kaynağını ve dedektörü doğru konumda sabit tutmak oldu.

El ve kolların hareket etmesini engellemek daha kolay olduğu için bu bölgelerden daha net görüntüler elde edildi. Göğüs, karın ve pelvis çekimlerinin kalitesi ise bir miktar daha düşük kaldı. Buna rağmen görüntülerin tamamının teşhis için gerekli eşiğin üzerinde olduğu bildirildi.

Gifford, bulanık görüntü oluşmasını engellemek için çok kısa pozlama sürelerinden yararlandıklarını belirtti. Bu yöntem sayesinde mikro yer çekiminden kaynaklanan hareketlerin röntgen kalitesi üzerindeki etkisi azaltıldı.

KIRIKLAR DAKİKALAR İÇİNDE DOĞRULANABİLECEK

Taşınabilir röntgen teknolojisinin uzayda kullanılması, özellikle kemik kırıklarının teşhisinde önemli avantaj sağlayabilir.

Astronotlarda kırık şüphesi oluşması halinde X ışını görüntüsü alınarak durum çok kısa sürede kesinleştirilebilir. Böylece tedaviye daha hızlı başlanabilir ve görevin devam edip edemeyeceğine ilişkin daha sağlıklı karar verilebilir.

Teknolojinin yalnızca insan sağlığı için kullanılmayacağı da belirtiliyor. Deney sırasında bir akıllı saatin görüntülenmesi, taşınabilir X ışını cihazlarının uzay araçlarındaki donanımları sökmeden inceleyebileceğini gösterdi.

Bu yöntemle araçların ve görev açısından kritik ekipmanların içinde oluşan, dışarıdan fark edilemeyen hasarlar tespit edilebilir.

YAPAY ZEKA RÖNTGENLERİ DEĞERLENDİREBİLİR

Ay ve Mars görevlerinde astronotların Dünya’daki doktorlarla anlık iletişim kurması her zaman mümkün olmayacak. Araştırmacılar, yapay zekâ destekli sistemlerin gelecekte röntgen görüntülerinin kalitesini kontrol edebileceğini ve olası sağlık sorunlarını belirleyebileceğini düşünüyor.

Böyle bir sistem, Dünya’daki uzmanlardan hızlı destek alınamadığı durumlarda astronotlara ön değerlendirme sunabilir. Ancak teknolojinin uzun süreli uzay görevlerinde rutin biçimde kullanılabilmesi için bazı sorunların çözülmesi gerekiyor.

Deneyde kullanılan cihaz Dünya koşullarında taşınabilir kabul edilse de uzay görevleri için hâlâ oldukça büyük ve ağır. Sistemin gelecekte çok daha küçük hale getirilmesi, uzayın zorlu koşullarına dayanıklı biçimde üretilmesi ve vakum ortamında güvenle çalışması gerekiyor.

Cihazın Dünya’ya dönüş sırasında hasar gördüğü ancak çalışmaya devam ettiği de açıklandı. Bu durum, Ay ve Mars gibi uzun süreli görevler için daha sağlam bir sistem geliştirilmesi gerektiğini ortaya koydu.

Uzayda çekilen ilk tanı kalitesindeki insan röntgenleri, astronotların Dünya’dan uzakta kendi sağlık sorunlarını belirleyebilmesi açısından kritik bir adım olarak değerlendiriliyor. Teknoloji yeterince küçültülüp güçlendirilirse gelecekte insanlı veya insansız uzay görevlerinin standart ekipmanlarından biri haline gelebilir.

yok

Author: Serkan Öztürk