23 Mayıs 2026 tarihinde NASA Dünya Gözlemevi, Moritanya’da bulunan ve “Sahra’nın Gözü” olarak adlandırılan Richat Yapısı hakkında çarpıcı bulgular paylaştı. Yaklaşık 48 kilometre çapındaki bu muazzam yapının, uzun yıllar boyunca bir meteor çarpması sonucu meydana geldiği düşünülüyordu. Ancak jeolojik incelemeler, bu bölgenin aslında yükselmiş bir yer kabuğu kubbesi olduğunu ortaya koydu.
Yapılan detaylı çalışmalar, merkezde bulunan yaşlı kayaların ve çevresindeki daha genç katmanların halka şeklinde sıralandığını gösterdi. Uzmanlar, bu özel formasyonun meteor kraterlerinde gözlemlenen yapılarla benzerlik taşımadığını, aksine “diferansiyel erozyon” adı verilen bir süreçle bugünkü halka görünümünü kazandığını vurguladı.
Sahra Çölü’nden her yıl yaklaşık 182 milyon ton tozun havaya karıştığı ve bu tozların küresel ekosistemde önemli bir rol oynadığı da NASA’nın verileri arasında yer aldı. Taşınan tozların yaklaşık 27,7 milyon tonu her yıl Amazon Havzası’na düşerek bu bölgeye bitki gelişimi için hayati öneme sahip 22 bin ton fosfor sağlıyor. Ayrıca, “Sahra Hava Katmanı” olarak bilinen kuru ve tozlu hava kütlesinin ABD’ye kadar ulaşması, puslu gökyüzü ve etkileyici gün batımlarına neden olurken, tropikal siklonların oluşumunu da etkileyebiliyor.
Okyanuslarda toz birikiminin biyolojik üretimde %4,5 ile %40 arasında bir role sahip olduğu tahmin ediliyor. Çöl bölgelerinde yapılan araştırmalar, Arap Yarımadası’nın kuzey kısmında, özellikle Nefud Çölü çevresinde 7 bin yıllık devasa taş yapılar tespit edildiğini gösteriyor. Bu tarihi bulgular, arkeoloji dünyasında büyük ilgi uyandırmış durumda.